Makale
Makale
Dijital Ortamlarda Nefret Söylemi ve Kilofobi: ‘Ekşi Sözlük’te Şişman Kadınlara Yönelik İçeriklerin Analizi
Hate Speech and Fatphobia in Digital Environments: An Analysis of Content Targeting Fat Women on ‘Ekşi Sözlük’
Berrin BALDAŞ ÇAKIR,Engin ÇAKIR
Yıl 9, Sayı 18, Sayfalar:362-392
The internet has enabled users to become not only consumers of content but also active content producers. While this transformation has facilitated the freer expression of emotions and opinions, anonymity has also contributed to the increased visibility of sensitive forms of content such as othering and hate speech. Against this background, the primary aim of this study is to examine the content produced under the title ‘kilolu kadın iticiliği’ (‘the unattractiveness of overweight women’) on Ekşi Sözlük and to reveal the structure of digital discourse on the platform. To this end, content analysis, a qualitative research method, was employed; a total of 1,096 entries posted under the relevant title were systematically reviewed, coded using MAXQDA, and analyzed thematically. The analysis yielded three main findings. First, fatphobia is legitimized not only through explicit forms of insult and derogation but also through discourses grounded in health concerns and notions of the ‘normal’ body. Second, the discourse of conditional acceptance, which implies that individuals may become socially acceptable if they meet certain conditions, such as losing weight or exercising, functions as a more implicit form of stigmatization. Third, many of the entries consisted of opposing or counter-discourses, indicating that digital environments should not be regarded solely as spaces in which hate speech is produced, but also as arenas in which stigmatizing discourses are challenged, negotiated, and contested.
İnternet, kullanıcıların yalnızca içerik tüketen değil, aynı zamanda içerik üreten aktörler hâline gelmesine olanak tanımıştır. Bu dönüşüm, duygu ve düşüncelerin serbestçe ifade edilmesini mümkün kılarken, anonimlik sayesinde ötekileştirme ve nefret söylemi gibi hassas içeriklerin görünürlüğünün de artmasına zemin hazırlamıştır. Buradan hareketle çalışmanın temel amacı, Ekşi Sözlük’te ‘kilolu kadın iticiliği’ başlığı altında üretilen içerikleri incelemek ve platformdaki dijital söylemlerin yapısını ortaya koymaktır. Bu amaçla, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılmış; ilgili başlık altında yer alan 1.096 girdi (entry) sistematik biçimde taranarak MAXQDA programı aracılığıyla kodlanmış ve tematik olarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda üç önemli bulgu elde edilmiştir. İlk bulgu, kilofobinin yalnızca doğrudan hakaret ve aşağılama ifadeleri içeren açık bir dille değil, sağlık kaygısı ve ‘normal’ beden algısına dayanan bir söylemle de meşrulaştırıldığını göstermektedir. İkinci bulgu, bireyin belirli koşulları (vücut ağırlığının azalması, spor yapması) yerine getirmesi hâlinde kabul göreceğini ima eden koşullu kabul söyleminin de aslında damgalamanın daha örtük bir biçimi olarak işlediğini ortaya koymaktadır. Üçüncü bulgu ise üretilen girdilerin çoğunluğunun karşıt görüşten oluştuğunu ve bu durumun dijital ortamların yalnızca nefret söyleminin üretildiği bir alan olmadığını, aynı zamanda tartışmaların yürütüldüğü bir kamusal alan işlevi de gördüğünü göstermektedir.

